..yağmur ıslatır adamı acımaz..

6 Ocak 2011 Perşembe

sınav sabahları..

             gözlerimde yorgun gecelerin uykusu
             dokunabileceğim uzaklıkta aşk
         
                                      teni hala sıcak,

             omuzlarımda şehrin ıslak sokaklarının ağırlığı
                                                           şair uykusuz
                                   ve penceremde deniz kokusu..

26 Aralık 2010 Pazar

gelsin artık geleceğim..

     bakıyorum gelecek denizine..karmaşa, dalgalar, bilinmezler... oss öncesi bile bu kadar düşünmedim hangi alana yöneleyim hangi mesleği seçeyim... sanki daha azdı seçeneklerim yoksa ben mi    yanılıyorum..evvela iki soru..devlet babaya mı dayasam sırtımı yoksa şu kapitalist dünyada     sürüklensem mi o dalga senin bu dalga benim..kapitalist dünya demişken reklamcılık özellikle siyasi reklamcılık ilgimi cezbediyor..
                   ne yapmalıyım içine çekiyor beni deniz..

7 Mart 2010 Pazar

o adam..

hayat ona göre denizle kıyısından ibarettir..belki münzevi bir derviş gibi durur sadece seyredersin.. sesini duyarsın dalgalar ayaklarının dibine kadar gelir tekrar tekrar..içine çağırır seni, girmek ya de girmemek senin elindedir ancak girdin mi bir kere artık sen değilsindir bir o akıntı bir bu dalga hep bir yerlere sürüklenir bir yerlere çarparsın..ilginç olansa bunları yaparken kendi isteğinle yaptığını düşünmendir..öyle olmadığını görmek için o kıyıda durmak ıslanmamak o denizden bir parça olmamak tek şarttır..deniz; bu insan deryası, şehir gürültüsü, ve inanılmaz hengamedir, maçlardır, okuldur, arkadaşlardır..tüm bunlar uzak durmamamız gerekirken dışarıdan görebilmeye ihtiyaç duyduğumuz şeylerdir..sahilde durmak denizden uzaklaşmamaktır doğru olan.. o adam da sahilde kalıp denize bakıp gördüklerini ve kumlardaki ayak izlerini sanala bırakacak klavyeden..dalgalar yine ayak uçlarında..çağırıyor deniz..